a

Get health again with MediGlobal...

0850 259 1 633

info@mediglobal.com.tr
Merkez Mah, Kocaosman Sok. Prestige Residence C Blok. Tosmur / Alanya / Turkey

Recent Posts

Follow Us On Instagram


+994 55 907 86 37

Book A Visit

Kanser tedaviler

Kanser tedavisi bölümler arasında çok yakın bir işbirliği gerektiren takım oyununa benzer. Tanı aşamasında görüntüleme, patoloji ve biyokimya uzmanları ile endoskopistlerin de dahil olduğu bu takımda tedavi aşamasına gelindiğinde aşağıdaki 3 faktör başrolü oynar.

1) Hastalıklı dokuları cerrahi müdahelelerle vücuttan uzaklaştıran cerrahlar ve girişimsel tedaviler uygulayan uzman hekimler

2) Kanser hücrelerini çok çeşitli sınıftan ilaçlarla yokeden ve bağışıklık arttırıcı ilaçları uygulayan medikal tıbbi onkologlar

3) Hastalıklı dokuları radyoaktif ışınlarla yok eden radyasyon onkologları

Bu tedavilerin alanlarında uzmanlaşmış hekimlerce yapılmaları yaşamsal öneme sahiptir. Hastalar, kendilerine kendilerine tedavi ve kanser ilaçları uygulayan hekimlerin medikal onkolog olup olmadıklarını mutlaka sorgulamalıdırlar.

Kanser tedavisi tıbbın en yoğun emek isteyen ve ciddi alanıdır. Bu alanda keyfiliğe yer yoktur.   Toplumda çok ender rastlanan bazı kanser türlerinde standart tedavi kabul edilebilecek tedavi yöntemlerinin henüz oluşmadığı istisnai durumlarda medikal onkologlar kişisel deneyimlerimlerinde yararlanarak uygulayabilirler ki, bu tedavilere “opsiyonel tedaviler” denmektedir. Ancak kanserlerin büyük kısmında uygulanan tedaviler “standart tedavilerdir.” Bu tedavilerde hekimin kendi başına karar vermesi söz konusu değildir.

 

 

 

1) Kemoterapi:

Kanser hücrelerini tahrip eden, büyüme ve çoğalmasını engelleyen kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Kemoterapi tek başına kullanılabileceği gibi radyoterapi ile birlikte, ameliyattan önce ya da sonra uygulanabilmektedir. Kemoterapi ilaçları ağızdan ve kalçadan damar içine verilmek suretiyle cildin üzerine ve altına veya bazı organ ve dokulara yönelik çeşitli yöntemlerle verilebilir. Bazen hastanın ve uygulanacak ilaçların özelliğine göre önceden takılmış kataterlerden de kemoterapi uygulamaları yapılabilir. Bu kataterlerin bir kısmı tamamen cilt altına yerleştirilmiş olabilir. Kanser tedavisi için ilaç uygulama sıklığı ve toplam ilaç uygulama süresi, hastalığın ve uygulanan ilaçların özelliğine tedavinin amacına ve tedaviye verilen yanıta bağlı olmak üzere medikal onkoloğun vereceği karar doğrultusunda belirlenir.

Kanserin türü ve gelişme evresine göre değişmekle birlikte kemoterapinin kullanım amaçları şunlardır:

Hastalığı tedavi etmek

Hastalığın yayılmasını önlemek

Hastalığın büyümesini yavaşlatmak

Başka bir yere yayılmış olma ihtimali olan kanser hücrelerini yok etmek

Hastalığa bağlı rahatsızlıkları / şikâyetleri azaltmak

Kemoterapi uygulamaları tüm dünyada çoğunlukla ayaktan (outpatient) yapılır. Bazı durumlarda hastanın hastaneye yatması gerekebilir.Kan alma ya da herhangi bir enjeksiyon sırasında hissedilenden daha fazla ağrı ya da acı hissedilmez.  Bazen ilaç damar dışına sızabilir ve iğnenin takılı olduğu damar çevresinde şişlik, kızarıklık, acı ya da yanma hissedilebilir. Böyle bir durumda hemen hemşirenize haber vermelisiniz. Çünkü bu durum iğnenin damar dışına çıkması sonucu olabilir ve hemen müdahale edilmezse ileride o bölgede doku hasarı meydana gelebilir.

 

2) Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Radyoterapi, yüksek enerjili X-ışınları, elektron demetleri ve radyoaktif izotoplar yoluyla kanser hücrelerini öldürmek ve tümörleri küçültmek için kullanılan en eski ve etkili kanser tedavi metodlarından biridir. Radyasyon tedavisi ışınlanan tedavi alanındaki hücrelerin genetik materyaline zarar vererek bu hücrelerin büyüyüp, çoğalmasını önler. Radyasyonun  kanser hücrelerine etkisi iyonizasyon yoluyla olmaktadır. Bu etki iki farklı şekilde gerçekleşir; bazı hücreler radyasyon sonrasında direkt etkilendiğinden hemen ölürler, bazılarının ise kromozom ve DNA’larında hasar oluşur, çoğalamazlar ve ölürler. Radyasyon tedavisi ile kanser hücrelerinin yanı sıra normal hücreler de hasar gördüğü halde, normal dokuların pek çoğu iyileşir ve normal fonksiyonlarını kazanırlar. Günümüzde IMRT; prostat kanseri, baş-boyun kanserleri, meme kanseri, tiroid ve akciğer kanserinin yanında jinekolojik, karaciğer, beyin tümörleri, lenfoma ve sarkomların tedavisinde de kullanılmaktadır. IMRT ayrıca pediatrik tümörlerin tedavisinde de çok faydalıdır.

3) Cerrahi Yöntemler:

Bir genel cerrah tarafından tedavi edilebilen kanser türleri geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Sindirim sistemi organlarından yemek borusu, mide, oniki parmak bağırsağı, ince ve kalın bağırsaklar ve makat bölgesinin kanserlerine ilaveten karaciğer, safra kesesi ve safra yolları ile pankreas bezinin kanserleri, karın duvarı, zarları ve yağlı dokuların kanserleri, meme, tiroit ve paratiroit bezlerinin yanı sıra dalak ve böbrek üstü bezlerinin kanserleri ve ayrıca bazı cilt ve yumuşak dokuların kanserleri genel cerrahi alanında tedavi edilebilen hastalıklardır. Bir kitle oluşturarak kendini gösteren tüm kanserlerin tedavisindeki en önemli basamak, mümkünse kitleyi çevresindeki kabul edilebilir temiz bir doku sınırı ile birlikte çıkartmaktır. Hedef genellikle hastalığın bölgesel tekrarlama riskini % 10’un altında tutmak ve hastanın beklenen hayat süresini 5 yıla yaklaştırmaktır.

Günümüzde halen birçok kanserin tedavi sürecinde cerrahi operasyonlar, tedavi programının omurgasını oluşturmaktadır. Kanser cerrahları sadece cerrahi alanındaki başarıları ile kalmayıp hastalığın tanısını koymakta ve operasyon kararını vermeden önceki dönemde hastalığın safhasını belirleme ve cerrahi tedavinin stratejisini şekillendirme konusunda yeterli olmalıdır. Onkolojik cerrah ayrıca hastanın kendisi ve yakınlarını fiziksel ve ruhsal olarak tedaviye hazırlama konusunda yetkin olmalıdır. Aynı zamanda operasyondan sonraki süreçte hastanın günlük hayatındaki beslenmesinden fiziksel aktivitesine, psikolojik ve sosyal durumlarından alternatif tedavi seçimi kararına kadar destek verme konusunda yeteneğe sahip olmalıdır

4) Tamamlayıcı (Alternatif) Tıp:

Günümüzde kanser hastalarının yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan yöntemlerden bir tanesi de Tamamlayıcı Tıp’tır. Beslenme desteği, akupunktur, biofeedback ve neurofeedback gibi geniş bir çerçevede uygulama alanına sahip olan Tamamlayıcı Tıp dünyanın önde gelen hastanelerinde kanserle mücadele konusunda kabul edilmekte ve uygulanmaktadır.

Ne yazık ki birçok kanser hastası kulaktan dolma bilgilerle ve çevresindeki insanların önerileriyle tedavi amaçlı olarak bitkisel karışımlar kullanmaktadır. Oysa bu bitkisel karışımlar doğru kullanılmadığında birçok zarara yol açabilir. Kimi bitkisel kökenli desteklerin ameliyattan önce kesilmesi gerekirken, kimileri ise kanser ilaçlarının etkisini azaltmaktadır. Bu gerçekten yola çıkarak birçok hastane bünyelerinde Tamamlayıcı Tıp bölümleri kurarak bilimsel gerçeklerle örtüşen, hastalara kanser tedavisi sürecinde yarar sağlayan bitkisel çözümler önermektedir.