a

Get health again with MediGlobal...

0850 259 1 633

info@mediglobal.com.tr
Merkez Mah, Kocaosman Sok. Prestige Residence C Blok. Tosmur / Alanya / Turkey

Recent Posts

Follow Us On Instagram


+994 55 907 86 37

Book A Visit

Obezite cerrahisi

Obezite cerrahisi Obezite her geçen gün sayısı tüm dünyada hızla artmakta olan ve hayatı tehdit edebilen sorunlara neden olabilen bir hastalıktır. Obezite hastalarının içinde bulundukları durumu iyileştirebilmek adına başarılı ve güvenilir bir ekiple tedavi planı içerisine girmeleri gerekmektedir.

Obezite hastalarımıza en iyi ve kaliteli sonuç odaklı hizmeti vermek için Türkiye’nin önde gelen obezite cerrahları, endokronoloji uzmanları, diyetisyenleri beslenme psikologları ve plastik cerrahlarından oluşan güçlü bir ekip ile çalışmaktayız.

Obezite ve Diyabet konusunda tedavi olmak isteyen hastalara farklı operasyon tipleri önerilmektedir. Her hastanın tıbbi özgeçmişi ve içinde bulunduğu duruma göre değerlendirilip tedavisinin doğru planlanması ameliyatın başarı oranına doğrudan etki edecektir.

 

TÜP MİDE VE OBEZİTE TEDAVİLERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN AMELİYATLAR

 

1-Tüp Mide

2-Gastrik By Pass

3-Sadi-s

4-Transit Bipartisyon

5-Duodenal Switch

6-İleal İnterpozisyon

7-Mini Gastrik Bypass

8-Revizyon Ameliyatları

TÜRKİYE DE OBEZİTE AMELİYATI SÜRECİNİZ

 Eğer obezite veya diyabet ameliyatına uygun adaysanız Türkiye ye ulaşmanızın ardından bir haftalık bir süreç sizi beklemektedir.Genel anestezi altında laproskopik yöntem ile yapılacak bu operasyon yaklaşık 2 saat sürecektir.Aynı gün hastane içerisinde yürümeye başlayacağınız bu operasyonda çok fazla bir ağrı veya acınız olmayacaktır.Hastanede kalış süreciniz 3 gün hastane sonrasında birinci haftanın sonuna kadar konaklamanız otelde devam edecektir.Bu süre içerisinde doktorunuz tarafından tetkikleriniz yapılırken aynı zamanda diyetisyeniniz tarafından yeni beslenme planınız tarafından beslenme eğitimleri almaya başlayacaksınız.Türkiye de geçireceğiniz bu süreç içersinde mediglobal hasta danışmanları tedaviniz,konaklamanız, transferleriniz ve tüm ihtiyaçlarınız için yanınızda olacaktır.  Obezite ameliyatları sayesinde hergün yüzlerce insan yeni bir hayata merhaba diyor

Obezite Ameliyatları Hakkında Merak ettikleriniz

AMELİYAT ÖNCESİ KİLO VERMEK GEREKİR Mİ?

Ameliyat öncesi kilo vermek operasyonda oluşabilecek risklerin azalması açısından önemlidir(Özellikle morbid ve süper obez hastalar için)Operasyondan 3 gün önce proteinden zengin ve sıvı ağırlıklı bir beslenme ameliyattan sonraki sürece sizi hazırlar.

AMELİYATTAN SONRA NASIL BESLENMELİYİM?

  • Hastanede operasyon sonrası 2.gün 10 cc su ile başlanır.Tolere edilirse elma suyu ilave edilir ve her 10 dakikada 10 cc alınmaya başlanır
    • Taburcu olduğunuz gün ve ertesi günü açık sıvı diyete devam edilir
    • 3 ve 8.günler sıvı diyet uygulanır. Proteinden zengin özel içecekler kullanılır
    • 8-21 gün yumuşak gıdalara geçiş yapılır
    • 21.gün sonrasında önerilen tüm gıdalar çok iyi çiğnenerek ve püre kıvamında yutularak beslenmeniz düzenlenir
    • Tüm gıdalar çok iyi çiğnenmeli ve sulu kıvama gelmeden yutulmamalıdır
    • Katı ve sıvı gıdalar aynı anda alınmamalıdır
    • Asitli içecekler ve alkol kesinlikle içilmemelidir
    • Doygunluk hissi geldiğinde yemeğe hemen son verilmelidir
    • Doğru pişirme tekniği ile hazırlanmış gıdalar tercih edilmelidir.(fırında,buharda,ızgarada)
    • Kalorisi yüksek ve besin öğesinden yetersiz gıdalar alınmamalıdır.(cips,hazırbisküviler,krakerler)
    • Unlu ve şekeli gıdalar günlük beslenmenizde yer almamalı
    • Günlük mutlaka 2-2,5 litre su içmeye özen gösterilmeli

KİLO ALMAMAK İÇİN NE YAPMALIYIM?

  • Sağlıklı beslenmeyi yaşam şekli haline getirmeli
    • Günlük su tüketimi 2,5-3 litre olmalı
    • Haftada 3-4 kez 45 dakika tempolu yürüyüş yapılmalı
    • Asansör yerine merdiven kullanılmalı
    • TV,bilgisayar karşısında atıştırmayın
    • Yemek yerken kitap vb gazete okumayın
    • Evde cazip gıdalar tutmayın
    • Evde sağlıklı, besleyici gıdalar tutun
    • Yeme dışında başka aktiviteler odaklanın (Egzersiz, hobi, müzik, sanat)
    • Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın
    • Davetlerde veya ikramlarda yemek yenen masada durmayın
    • Bir yiyecek günlüğü tutun
    • Her gün ne kadar protein ve kaç ml sıvı aldığınızı belirleyin
    • En gece az 8 saat uyuyun.

OPERASYONDAN SONRA NE KADAR PROTEİN ALMALIYIM?

  • Ameliyattan sonra vücudun doku onarımı için yeterli proteine ihtiyacı vardır.Bu nedenle erken dönemden itibaren kaliteli protein alımı çok önemlidir.İlk 15 gün sadece süt ve süt ürünlerinden gelen proteini kullanabildiğimiz için bu süreçte izole whey protein içeren shakler veya protein tozu diyete ilave edilmelidir. 15.gün itibari ile yumurta ve et,tavuk,balık kullanabilirsiniz.(Blenderize olarak).Amaç ortalama 1 gün içinde 60-80 gr proteini almanızdır.

GÜNLÜK NE KADAR SU İÇMELİYİM?

Operasyondan sonra her 10 dakikada 20 ml ile başladığımız su içimine zaman geçtikçe 25-30 ml çıkılarak gün boyu yudumlayarak 1-1,5 litre su içmeye çalışmalıyız.

YEMEKLE BİRLİKTE SIVI ALABİLİR MİYİM?

  • Operasyondan sonra kısıtlı mide hacminden dolayı katı ve sıvı gıdaları bir arada almamalıyız. Yutmakta zorlandığınız besinler olursa  çiğnemeye yardımcı olması için birkaç yudum su alınabilir.

KİLOLARIMI NE KADAR SÜREDE VEREBİLİRİM?

  • Ameliyat sonrası hemen kilo verimi gerçekleşmektedir .İlk ay kilo verme oranı %10 civarında olmaktadır. Kilo verme süresi ise ilk 18-24 aydır.

 

1-TÜP MİDE AMELİYATI (SLEEVE GASTREKTOMİ)

Zayıflama için yapılan cerrahi yöntemlerden günümüzde en popüler olanı tüp mide ameliyatıdır. Bu girişimde mide uzunlamasına kesilir ve %75-80 i çıkartılır. Kalan mide  muza veya sosise benzer. Mide hacmi küçülür ve alınan gıda miktarı bu oranda azalır.  Mideden çıkarılar kısım midenin en kolay ve en çok genişleyen kısmıdır. Kalan kısımda genişleme kapasitesi düşüktür. Bu nedenle alınan gıdalar hemen gerginliğe neden olur ve az miktar gıda ile doyma hissi ortaya çıkar. Midenin hacminin düşük ve alınan miktarın az olması sonucunda gıdalar hızla mideyi terk ederler. Bu nedenle hızlı boşalım midenin genişlemesine olanak vermez

Tüp mide ameliyatlarında alınan gıdanın azaltılması sağlanırken, mideden hızla ince bağırsağa geçen gıdalar ince bağırsaktaki refleksleri de uyarır. Bu durum bağırsakların daha hızlı çalışmasına neden olur.  Hızlı çalışan bağırsaklar, alınan yüksek kalorili gıdaların emilimi azaltarak kalıcı kilo vermeye destek sağlarlar.

KİMLERE UYGULANIYOR ?

Tüp mide ameliyatı tedavi olması gereken tüm obez hastalara uygulanabilir.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI YAŞANTIM NASIL OLACAK ?

Tüp mide ameliyatı sonrası  midenizin çıkartılan kısmından salgılanan açlık hormonu  (ghrelin) ameliyatından sonra %70-90 azalır. Bu nedenle yemek sonrası tekrar acıkma hissiniz neredeyse olmayacaktır. Midenin tokluk hissi ise midenin gerilmesine bağlıdır. Az bir gıda ile doyacaksınız. Ancak uzun süre açlık hissetmeyeceksiniz. Bu nedenle her ne kadar adı diyet olsa da, yeme ve beslenme tarzınız sizi hiç rahatsız etmeden rahatça kilo verebileceksiniz. Çünkü kolayca doyacak ve tokluk hissiniz daha uzun süre devam edecektir.

BEKLENEN KİLO KAYBI

Bu ameliyat sonrası hastalar aşırı vücut ağırlığının % 50-60’ını kaybedebilir . Verilecek diyete uyulması ve beslenme alışkanlıklarına düzenlenmesi halinde daha da fazla kilo verilmesi sağlanabilir.

AVANTAJLARI

 İleri dönemlerde cerrahi gastrik bypass ile benzer sonuçlar verir

 Yiyecek miktarı sınırlıdır.

 Daha hızlı dolgunluk ve doyma hissedilir. Uzun süre tok kalınır.

 Cerrahi girişim yapıldığı andan itibaren kilo kaybı başlar.

 Eğer aşırı kilolu ise, hasta ortalama % 50 -60 üzerinde kilo kaybedebilir.

 Alınan gıdaların bağırsakta sindirimi ve normal emilimi bozulmaz.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI BESLENME

Obezite Cerrahisi Ameliyatları sonrası hayatınız boyunca uymanız gereken iki ana kural vardır.

 Katı gıda ile içecekleri aynı anda tüketmemelisiniz.

 Asitli içecekler tüketmemelisiniz. Ameliyat sonrası ilk 45 gün aşama aşama ilerleyeceğimiz diyetinizi planlarken ilk hedefimiz kilo vermeniz değil yara iyileşmesi tamamlanana kadar kesi hattını zorlamamak üzerinedir. Kilo verimi ameliyatınızın doğası gereği mutlaka gerçekleşecektir.

 İlk 10 gün berrak sıvı

 10 ile 15. Gün kıvamlı sıvılar

 15 ile 30 gün arası aşama aşama koyulaştırarak ulaşacağınız püre kıvamı gıdalar yemelisiniz.

 1. Ay itibariyle yemek miktarınız bir öğün için ortalama 150 cc olacaktır.

 Özellikle hızlı zayıflama dönemlerinde vücudumuzun en çok proteine ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğünlerinizde protein içeren gıdalara öncelik vermelisiniz.

 Ekmek , makarna , bulgur , pirinç gibi ıslandığında çok şişen gıdaları tüketmeye en erken 3. Aydan sonra başlamalısınız.

 

 

2-GASTRİK BYPASS AMELİYATI

Gastrikby-pass esas olarak hem gıda alımını ve hem de gıdaların emilimini kısıtlayıcı bir işlemdir. Operasyon sırasında metal zımba kullanılarak yemek borusunun devamı olan mide bölümünde yani mide üst kısmında kibrit kutusu kadar küçük bir mide poşu oluşturulur. Sonra ince bağırsak hesaplanarak bulunan uzaklıktan kesilir. Kesilen bağırsağın böylece iki ucu olur. Biri safra ve pankreas sıvılarının geldiği bir kısa bacak ve ikincisi de yemeğin kalın bağırsağa doğru gideceği uzun bacak. Mide poşu uzun ince bağırsak ucu ile ağızlaştırılır. Yani kibrit kutusu gibi küçük mide oluşturulduktan sonra buraya gelen yemeğin bağırsaklara geçebilmesi için bu küçücük mide poşu ince bağırsak uzun ucu ile pencere açılarak birleştirilir. Uzak ucun mide ile ağızlaştırıldığı yerden itibaren hesaplanarak bulunan bir mesafeye kısa bağırsak uç (mide, pankreas salgıları ve safra sıvısını taşıyan) getirilerek ağızlaştırılır.

Bypass ameliyatının iki ana hedefi vardır :
1. Mide hacmini küçültmek
2. Emilimi kısıtlamak.

Bu ameliyat sonrası yediğiniz gıdaların miktarını azaltır, aynı zamanda alınan gıdaların bir kısmı emilmeden atılır.

Bu ameliyat nasıl yapılır?

Ameliyatın temel etkisi alınan gıda miktarını azaltması ve iştahı bastırmasıdır. Bir kaç lokma yedikten sonra küçük bir mide poşu olduğu için mide hızla dolar ve hastada uzun süre tokluk sağlar .İştah genellikle bir yıl sonra yavaş yavaş geri artar. Mide ve bağırsak bölgesinin bypass kısmı bağırsaklar besinlerin emiliminde görev almaz. Fakat bu nedenle protein, vitamin ve minerallerin de emilim miktarı da azalır. Bu nedenle hayat boyu Kalsiyum, Demir ve multi-vitamin gibi bazı ilaçları almak zorunda kalabilir. Bu hastalarda bu nedenle sıkı takip gerekir gerekir (ilk 6 ay ayda bir, sonra 2 ayda bir).

Kime yapılmalı ?
Gastrik Bypass ameliyatı diyet ve egzersiz ile kilo veremeyen hastalara tümüne uygulanabilir. Buna karar vermede VKİ önemli rol oynar. Aşağıdaki şartlarda gastrik bypass ameliyatının uygun olacağı söylenebilir:
 Vücut Kitle İndeksi 40 dan büyük olanlar
 VKİ 35 den büyük ve obeziteye bağlı aşağıdaki bulgularından 2 si olanlar
– şeker hastalığı,
– hipertansiyon,
– uyku-apnesi,
– kalp hastalığı,
– polikistik over vb hastalıkları olanlar,
– Vücut kitle indeksi 35 kg/m2 üzerinde ve her türlü diyet yada egzersize rağmen kilo veremeyenler
– Obeziteyle bağlantılı diğer hastalıkları olanlar

BEKLENEN KİLO KAYBI NASIL OLUYOR ?

Gastrik bypass ameliyatını izleyen ilk yıl içinde oldukça hızlı bir şekilde kilo kaybedilir. Hedeflenen kiloya genellikle 18 ay sonra ulaşılır. Bu ameliyat ile insanların aşırı vücut ağırlığının ortalama % 70-80’i kaybedilir. Örneğin boyu 1.70 ve kilosu 140 olan hasta ameliyat sonrası 50-60 kilogram kadar kilo verir ve kabaca 80-90 kilo arasına inecektir. Diyete uyulması ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi daha fazla kilo kaybını sağlayacaktır.

AMELİYATIN AVANTAJLARI

  • Bu ameliyatta alınabilir gıda miktarı sınırlıdır.
    • Çok çabuk doygunluk hissedilir ve uzun süre tok kalınır.
    • Kilo kaybı cerrahi girişim sonrası hemen başlar
    • Aşırı kilonun ortalama %70 -80’i kaybedebilir.
    • Gastrik bypass ameliyatı sonrasıTip 2 Diabeti olan hastalarda ilaç gereksinimleri azalır, hatta gereksinim ortadan kalkabilir (%85 gibi). Bu hastalarda kan şekeri kolayca kontrol altına alınır.

kesesinin taş olursa bir başka ameliyat gerekebilir.
• Tatlılar gibi karbonhidrat içeren gıdalardan ya da büyük miktarda yemek yenmesi sonrasında hastalarda bulantı, kusma, ishal, terleme, halsizlik, zayıflık gibi belirtiler yaşam kalitesini bozan ‘damping sendromu’ oluşabilir.

 

3-SADİ-S NE DEMEK ?

SADİ-S İngilizce olarak singleanastomosisduodeno-ileal bypass withsleevegastrectomy yazısının baş harfleridir. Yani tüp mide + Tek anastomoz ile duodeno-ileal bypass yapılmasıdır.

SADİ-S AMELİYATI NEDİR ?

SADI-S ameliyatı bir tüp mide uygulamasına ilaveten, midenin hemen çıkışındaki ince bağırsağı (duodenum) kapatıp (switch) daha aşağıdaki ince bağırsak kısmını mide çıkışındaki duodenum kısmıyla ağızlaştırmayı içerir.

NASIL YAPILIYOR ?

Bu ameliyat kapalı yöntemle (laparoskopik) yapılabilir. Küçük bir mide poşu oluşturmak için klasik yöntemle tüp mide ameliyatı yapılır. Mide hacmi küçültülür ama mide hacmi klasik tüp mideden daha geniştir. Daha sonra, piloru (mide çıkışını) koruyacak şekilde duodenum özel aletlerle kesilir ve kapatılır. İnce ve kalın bağırsakların birleştiği yerden itibaren sayarak 250 (değişebilir) işaretlenir ve duodenuma doğru çekilerek bir duodenum-ince bağırsak anastomozu yapılır. Bu nedenle, besin yaklaşık 2.5 metrelik ortak kanaldan emilir. Böylece hem midenin gıda hacmi düşürülmüş olur (tüp mide) hem de alınan gıdaların emilimi sınırlanmış olur (duodenum-bağırsak anastomozu).
Bir obezite cerrahi tekniği olan SADI-S, tek bir anastomoz ile yapılan duodenal switch (şartelleme, kapatma) türüdür. Bu ameliyatla, bir yandan tüp mide oluşturulduğu için alınan gıda oranı azaltılır (gıda alımına kısıtlayıcı yaklaşım), diğer yandan emilim yapılabilecek ince bağırsağın bir kısmını devre dışı bıraktığı için (gıdanın emilimini kısıtlayıcı yaklaşım) alınan gıdaların emilmesi azalır.

 

AVANTAJLARI NELERDİR ?

– Diyabet, hiperlipidemi, uyku apnesi ve hipertansiyon gibi obeziteye eşlik eden hastalıkları kontrol altına alır.
– Duodenalswitchameliyatlarından farkı tek bir anastomoz ile uygulanmasıdır.
– Pilor korunduğu için damping sendromu görülmez.
– Pilor korunduğu için diğer ameliyatlara göre diyet daha iyi tolere edilir.

 

 

4-TÜP MİDE İLE BİRLİKTE TRANSİT BİPARTİSYON AMELİYATI

İlk kez Brezilyalı cerrah Sergio Santoro tarafından tanımlanan bu yöntem, aslında tüp mide (sleevegastrektomi) ameliyatı ile birlikte R-Y gastroenterostomi ameliyatını birleştiren bir tekniği içerir. Daha geniş bir tüp mide ameliyatını takiben, ince bağırsağın hesaplanan bir kısmının mideye ağızlaştırılarak hem pilordan (fizyolojik yol) hem de yeni açılan yoldan olmak üzere gıdalara 2 farklı geçiş yolu oluşturulmuş olur.

durmaktadır. Buradan mide asiti, safra, pankreas sıvısı vs gelmektedir.  Bu uçta ileoçekal bileşkeden başlangıçta hesaplayarak işaretlediğimiz ince bağırsağın 100-120. cm kısmıyla ağızlaştırılır.
GIDALAR HANGİ YOLDAN GİDİYOR ?

Bu hastalarda oral kontrast madde veya işaretli izotoplar ile yapılan çalışmalar şunu göstermiştir :
Gıdaların 2/3’ü yeni açılan yoldan ince bağırsağa geçerken , pilor denilen valf sisteminin gıda geçişini periyodik olarak durdurmasına bağlı olarak alınan gıdaların 1/3’ü fizyolojik yoldan ince bağırsağa geçmektedir. .AVANTAJLARI

 Diğer Obezite ameliyatlarından farklı olarak bu grup hastalarda vitamin eksikliği gelişme riski daha azdır (%10 dan azdır). Diğer yandan kansızlık gelişmesi riski de %7 den azdır. Bu nedenle bu ameliyatı olan hastaların %95 inde ömür boyu düzenli vitamin ve demir kullanmasına gereksinim olmaz. Çünkü antrum korunması, pilor ve duodenumun fizyolojik olarak çalışıyor olması vitamin, mineral, demir ve kalsiyum takviyesi ihtiyacını ortadan kaldırır.

 

 Mide içi basıncı düşük olduğu için bu ameliyat sonrası kaçak oranı tüp midedeki kaçak oranından daha düşüktür.

 

 Bu ameliyat sonrası endoskopik girişimlerde (gastrik bypass ameliyatındaki gibi) görülmeyen mide alanı yoktur, kalan tüm mide görülebilir. SADİ-S veya Gastrikbypasta yaşanmasına rağmen, bu ameliyatla duodenuma, safra yollarına ulaşmak engellenmemiş olur ve bu ameliyat hem tanı hem tedavide endoskopik girişimlere engel teşkil etmez.

 

 Obezite tedavisinde etkisi iyidir ve diyabetite tam kontrol oranı %86 dır.

 

Açık veya kapalı cerrahi yöntemler ile İLEAL İNTERPOZİSYON ameliyatı (iip : ilealinterpozisyon ameliyatı (çok delikten yapılan duodenumun 1 kıtadan kapatılması, ileumun son kısmından 170 cm kesilmesi ve bu açılan uçların birleştirilmesi ve elde kalan ileumunust kısmının duodenum alt kısmının jejenum ile birleştirilmesi ameliyatı,) hastanın sadece az yiyerek kilo verilmesini ve bu arada ileum denen ince bağırsağın üst kısmının jejenum denen ince bağırsağın üst kısmına ağızlaştırılmasını ve ileumun üst kısmının duodenuma ağızlaştırılmasını ve böylece gıdanın ince bağırsaklarsa emiliminin kısmen azaltılmasını ve insülin salınımının erkenden uyarılmasıyla diyabeti tedavi etmeyi amaçlayan cerrahi yöntem, hastanın diyet ve spor programına ilave edilerek kilo vermesine ve veya diyabet hastalığının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Yapılacak ameliyat şematik olarak aşağıdadır. Bu operasyonlarda iki farklı mekanizma kullanılarak (AÇIK VE KAPALI YÖNTEM) hastanın etkili kilo vermesi / diyabetin kontrolü sağlanmış olmaktadır. Bu operasyonlar karın ön duvarı kesilerek açık cerrahi yöntemler ile yapılabildiği gibi sadece 0.5-1,5cm çapında olan 5-8 delikten sokulan kamera ve cerrahi aletler eşliğinde karın içi karbondioksit gazı ile şişirilerek laparoskopik (kapalı) yöntem ile de uygulanabilmektedir. Karın cildindeki açıklıklar estetik olarak kapatılacaktır.
Bu operasyondan sonra obezite ve diyabet tedavisinin esas çizgilerinde bir değişiklik olmayacaktır (özel beslenme planları, diyete devam edilmesi ve spor yaparak, uzun süre diyetisyenin gözetimi altında kalmak gibi). Operasyondan sonra en az 3 hafta sıvı gıdalarla beslenme gereklidir. Daha sonra size verilecek özel diyet ve aralıklarla vücut fonksiyonlarının kontrolü desteğinde kilo verme prosedürü devam edecektir.

Bu ameliyat  çok delikten veya açık cerrahi girişimle  yapılan duodenumun 1 kıtadan kapatılması, ileumun son kısmından 170 cm kesilmesi, beslenmesi bozulmayacak şekilde ayrıştırılması ve bu kalan  ince bağırsaktaki  uçların birleştirilmesi ve ayrıştırılan ince barsak kısmının ( ileumun) üst kısmının duodenum alt kısmının jejenum ile birleştirilmesi ameliyatıdır.

5-İleal İnterpozisyon Ameliyatı

Bütün obezite ve metabolik cerrahi yöntemler gibi İİP da, eğer kontrendikasyon yoksa tamamen laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile uygulanmaktadır. Ancak bazen açık cerrahiye geçmek gerekebilir.  Laparoskopik yöntemde karında açılan bir santimden küçük delikler ile bütün ameliyat gerçekleştirilir. Bunun için özel aletler kullanılır. Midenin istenilen kısmının kesilmesi ve dikilmesi işlemi bu iş için özel olarak tasarlanmış ve sadece sizin ameliyatınızda kullanılarak atılan özel cihazlar ile gerçekleştirilir. Bu cihazlar mide duvarınızı keserken birbirine özel dikişler ile yapıştırır. İlave olarak mide çıkışında duodenum denilen ince bağırsak kısmı yaklaşık 4-5 santim kadar serbestleştirilir. Bu kısmın aşağı kısmı stapler veya diğer malzemeler kullanılarak kesilir ve kapatılarak doudenum güdük haline getirilir. Mide tarafında kalan kapalı duodenum güdük ise, ince bağırsakların alt kısımlarından hastaya göre farklı olarak hesaplana bir alan ile stapler ve dikişler vasıtasıyla ağızlaştırılır. Burada seçilen ileum kısmı kullanılır. İnce bağırsağın serbest kalan 2 ucu ağızlaştırılırken duodenuma çekilen ince bağırsağın (ileum) alt kısmı jejenuma ağızlaştırılır.

Açık veya kapalı cerrahi yöntemler ile İLEAL İNTERPOZİSYON ameliyatı (iip : ilealinterpozisyon ameliyatı (çok delikten yapılan duodenumun 1 kıtadan kapatılması, ileumun son kısmından 170 cm kesilmesi ve bu açılan uçların birleştirilmesi ve elde kalan ileumunust kısmının duodenum alt kısmının jejenum ile birleştirilmesi ameliyatı,) hastanın sadece az yiyerek kilo verilmesini ve bu arada ileum denen ince bağırsağın üst kısmının jejenum denen ince bağırsağın üst kısmına ağızlaştırılmasını ve ileumun üst kısmının duodenuma ağızlaştırılmasını ve böylece gıdanın ince bağırsaklarsa emiliminin kısmen azaltılmasını ve insülin salınımının erkenden uyarılmasıyla diyabeti tedavi etmeyi amaçlayan cerrahi yöntem, hastanın diyet ve spor programına ilave edilerek kilo vermesine ve veya diyabet hastalığının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Yapılacak ameliyat şematik olarak aşağıdadır. Bu operasyonlarda iki farklı mekanizma kullanılarak (AÇIK VE KAPALI YÖNTEM) hastanın etkili kilo vermesi / diyabetin kontrolü sağlanmış olmaktadır. Bu operasyonlar karın ön duvarı kesilerek açık cerrahi yöntemler ile yapılabildiği gibi sadece 0.5-1,5cm çapında olan 5-8 delikten sokulan kamera ve cerrahi aletler eşliğinde karın içi karbondioksit gazı ile şişirilerek laparoskopik (kapalı) yöntem ile de uygulanabilmektedir. Karın cildindeki açıklıklar estetik olarak kapatılacaktır.
Bu operasyondan sonra obezite ve diyabet tedavisinin esas çizgilerinde bir değişiklik olmayacaktır (özel beslenme planları, diyete devam edilmesi ve spor yaparak, uzun süre diyetisyenin gözetimi altında kalmak gibi). Operasyondan sonra en az 3 hafta sıvı gıdalarla beslenme gereklidir. Daha sonra size verilecek özel diyet ve aralıklarla vücut fonksiyonlarının kontrolü desteğinde kilo verme prosedürü devam edecektir. Daha konudaki detaylı bilgiler tarafımdan size anlatılmıştır.
Bu form ameliyat ve sonraki dönem hakkında detaylı bilgileri aldığınızı ve bu konudaki onamınızı içerir.

Bilgilendirmede Kullanılan Resimler (1. Resim operasyon hazırlık, 2. Sonrasıdır)

 

6-MİNİ GASTRİK BYPASS AMELİYATI

Mini gastrik bypass ameliyatı klasik Roux-en-Y gastrik bypass ameliyatından daha farklıdır. Laparoskopik olarak yani kapalı yöntemle yapılan bu ameliyatta yaklaşık gastrik bypass ameliyatına  benzer mide poşu oluşturulur. Ancak oluşturulan mide poşu klasik bypass ameliyatından daha uzundur bir anlamda tüp mide gizi muz veya sosise benzer. Daha sonra ince bağırsakla bu alan anastomoz edilecektir. Klasik gastrik bypass ameliyatından ince barsak kesilip bir uç mideye bir uç ise ince bağırsaklar arasında anastomoz (ağızlaştırma) mini gastrik bypass da farklı olarak ince bağırsak kesiknez ve çenta sapı gibi tutulup mideye tek delikten ağızlaştırma yapılır. Yani klasik RY gastrik bypass ameliyatında 2 tane ağızlaştırma yapılırken mini gastrik bypass ameliyatında sadece bir ağızlaştırma yapılır.

Mini gastrik baypas’ın metabolik etkileri RY gastrik bypassa göre daha belirgindir. Çünkü ince bağırsakların 200-300. cm’den mideyle ağızlaştırılır. Bu nedenle alınan yağ ve kalorinin bir kısmının emilmeden atılması sağlanmış olur. Mini gastrik bypass ameliyatının bir başka avantajı mini gastrik bypass’ın geri dönüşümü daha kolaydır.

 

7-DUODENAL SWİTCH NEDİR?

Duodenal Switch, mide çıkışındaki pilor kasının korunması için midenin daha farklı şekilde küçültülmesini takiben mide ve pilor kasından sonraki iki santimlik ince bağırsağa (duodenuma) ince bağırsağın alt kısmının bağlandığını tanımlar. Bunun için duodenum kapatılır ve kesilir. Yani duodenum kapatılması bölümüne duodenal switch denir. Mide çıkışındaki kapalı duodenum kısmına aşağı seviyedeki ince bağırsak ağızlaştırılır. Yani duodenal switch yapıldıktan sonra Biliopankreatik Diversiyon (BPD) ameliyatı uygulanır. Bu ikisine birlikte Biliopankreatik Diversiyon-Duodenal Switch (BPD/DS) adı verilir.

 

NASIL ETKİ EDER

Biliopankreatik Diversiyon (BPD) ameliyatının temel etkisi alınan gıdaların emilimin belirgin derecede kısıtlamasıdır. Hem gıda alımını kısıtlama hem yağ emilimini yavaşlatma etkisi kilo vermenin temelini oluşturur. Ameliyatta mide hacminin %75-85’i alınır (Tüp mide). Kalan midenin hacmi 200-500 cc kadardır. Gastrik Bypass ile kıyaslandığında bu hacim oldukça fazladır yemek konusunda yaşam kalitesini Gastrik Bypass gibi azaltmaz. Ameliyatın asıl etkisini besinlerin emilmesini kısıtlaması ile ortaya çıkar.
Biliopankreatik Diversiyon (BPD) ameliyatında mide sinirleri korunur ve pyrolik kapakçık korunur. Bağırsaklar hesaplanarak bölümlere ayrılır ve bağırsakların ilişkisi yeniden düzenlenir.

DUODENAL SWİTCH AMELİYATININ AVANTAJLARI ?

Cerrahi girişimler  içinde en iyi kilo verme yöntemi olan DS : şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek trigliseridi kontrol etmede en güçlü cerrahi yöntemidir denebilir. Midenin “pyrolikkapagi” korundugu için, pylorun olmadığı diğer ameliyatlara göre isal hazımsızlık vs etkiler görülmez. Yüksek kaloriyle beslenen tarzını değiştiremeyecek hastalar icin bu ameliyat yöntemimi seçmek diğer ameliyat yöntemlerine göre daha uygun olacaktır. Aşırı kilolu hastalar da Gastrik Bypass yöntemlerine göre daha ustun kilo vermenizi sağlayacaktır. Bu ameliyatta da mutlaka tüp mide ameliyatı yapıldığı için midedeki açlık hormonu (GHRELIN) salınımı kontrol edilir ve bu etki açlık hissi ve iştahta azalmaya yol acar.
Bu ameliyat yag emilimini yavaşlatır ve bu nedenle metabolizmaya olan etkileri daha diğer ameliyatlara göre çok daha belirgindir. Yağ emilimini azaltması uzun donemde kilo vermeyi kolaylaştırır. Özetle Duodenal Switch Ameliyatı ne sağlar ?
 Duodenal Switch ameliyatı uzun dönemli kilo kaybı sağlayan etkin, kalıcı bir yöntemdir. Kilo kaybı sağlama oranı%90’dan fazladır. Tüp Mide, Gastrik Bypass gibi diğer ameliyat yöntemleriyle karşılaştırılırsa Duodenal Switch ameliyatı daha iyi kilo vermeyi sağlar.
 Roux-en-Y Gastrik Bypass, Sleeveyada Mide Bandına göre hastalar çok daha fazla yemek yenebilir.
 Diyabet ve hipertansiyonu kontrol altına almakta, yüksek kolesterol ve yüksek trigliserit seviyelerini normal seviyelere çekebilmekte oldukça etkilidir.
 Diyabetin kontrol oranı %98 e kadar çıkar
 Obeziteye bağlı akciğer sorunları Nefes alma sorunları, nefes tıkanıklığı ve nefes darlığı sorunlarına çözüm oranı: %98
 Yüksek kolestrol ve diğer kan yağları oranındaki çözüm oranı : %92
 Yüksek tansiyon sorununu çözüm oranı:%91
 Pilor korunduğu için ameliyat sonrası kişide hazımsızlık ve DUMPİNG SENDROMU olmaz.
 Yaşam tarzını düzeltemeyen, aşırı kalorili ve yağlı gıdalarla beslenen hastalar için en uygun yöntemdir.
 Bu ameliyatta midenin GHRELIN (açlık hormonu) üreten bölümü çıkarıldığı için açlık hissi azalır.
 Yağ kısıtlaması gibi bir diyet yapmaya gerek olmadığı için ‘yaşam kalitesi’ yüksektir.